|
Yeni >>>
GEBZE Tanıtım Power
Point Sunusu
95.7 MB
Yeni >>>
GEBZE Tanıtım Media Player
Sunumu
73.7 MB
GEBZE TARİHÇE :
Gebze’nin de içinde bulunduğu,
eski Yunanlılar’ın ve Romalılar’ın Bitinya (Bithynie) dedikleri coğrafi bölgenin
bilinebilen en eski tarihi, M.Ö. XII yüzyıla kadar dayanır.
Bölge, özellikle
Kocaeli Yarımadası, coğrafi konumunun öneminden dolayı, tarihin hemen hemen
bütün dönemlerinde, birçok ulusa yurt olmuştur. Asya ile Avrupa kıtaları
arasındaki en önemli geçit yeri olan Kocaeli Yarımadası ya bir çok ulusun yurdu,
yada gelip geçtikleri, medeniyetlerinden izler bıraktığı bir yer olmuştur.
Bilinen ilk ulus
göçü de M.Ö. XII. yüzyılın başlarındadır. Bu ulus Yunan kökenli Frikler’dir.
Boğaz (Bosforos) yoluyla Anadolu’ya inmişlerdir.
XII yüzyıla kadar
Trakya’dan İzmit dolaylarına göçler devam etmiştir. Fakat bu dönemde eski
Gebze’nin yerine dair hiçbir bilgi edinilememiştir. Kısaca antik çağ Gebze’sinin
yeri kesinlikle bilinememektedir.
Bugün Gebze’nin
olduğu yerde, M.Ö. 281-246 yıllarında Kral 1. Nicomede’nin egemenliğindeki
Bitinya Krallığı döneminde Dakibyza ve Libyssa adında yerleşmeler vardır. Eski
Gebze’nin yerine dair söylenenler, işte bu tarihlere aittir. Daha eski tarihlere
ait bilgiler ise çelişkilidir.
Bu yerleşim alanlarının
araştırmalara konu olmasının en önemli nedeni ise, ünlü Kartacalı komutan
Hannibal’ın krallık döneminde burada yerleşmiş olmasıdır.
Hannibal Zama
harbindeki yenilgisinden sonra ülkesinde itibar görmemiş ve Bitinya Krallığı’na
iltica etmek zorunda kalmıştır. Bitinya Kralları I. ve II. Prusias’ın savaş
danışmanlıklarını yapmıştır.
II. Prusias’ın ihaneti sonucu
düşmanın eline düşmemek için intihar etmiş ve Lybissa’ya gömülmüştür.
İşte birçok
tarihçinin ve araştırmacının eski Gebze olduğu iddia edilen bu yeri
araştırmasının en büyük nedeni budur. Hannibal’ın burayı seçmesinin birçok
nedeni vardır. Devamlı izlenme kuşkusu, Nicomedia başkent olduğu için gelenin
gidenin çok olması ve tanınma ihtimalinin fazla olması, yönetime güvenmemesi bu
nedenlerin başlıcalarıdır.
Roma
kuvvetlerinden gizlenen Hannibal, korunaklı, kaçışı kolay ve denizle ilişkili
bir yer aramıştır. Sonunda bu özelliklere haiz Libyssa’yı seçmiştir.
O dönemde
Libyssa’nın kurulduğu yer, hem denize hem de karaya hakim bir tepe üzerindedir.
Tepenin bulunduğu yer körfezin en dar yeridir.
1330 yılında Osmanlılarla
Bizans arasında yapılan savaştan sonra Gebze’nin de içinde bulunduğu bölge
Osmanlı idaresine dahil edilmiştir.
Bugünkü Gebze’nin
kurucusu Orhan Gazi’dir. Gebze’de kendi adına cami de yaptıran Orhan Gazi
bölgeye damgasını vuran ilk Türk büyüğüdür. Orhan Gazi, bölgenin imarı ve
yaşaması için büyük çabalar göstermiştir. Bu amaçla işletmeler kurup, onlara
vakıflar tesis etmiştir.
Osmanlıların
devlet olma çabaları sırasında, Gebze yine ordugah yerleşimi olarak
kullanılmıştır.
Osmanlı Beyliğinin
kurulmasında büyük emekleri geçen Akçakoca Bey’in oğlu olan İlyas Çelebi
de hem Gebze’nin fethinde hem de kuruluşunda büyük rol oynamıştır.
Gebze Osmanlı İmparatorluğunun
son yıllarına kadar kimi zaman İstanbul’a, daha çok da Kocaeli’ye bağlı bir kaza
olarak, önemli bir yer niteliğini uzun yıllar korur. 1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı
İmparatorluğunun yenik düşmesi üzerine Anadolu ve Trakya’nın birçok yöresi gibi
Gebze’de düşman kuvvetleri tarafından işgal edilmiştir.
1920 yılında
İngilizler’in bölgeyi işgaline, 1921 yılının başlarında Yunanlılar da
katılmışlardır. Daha sonra Anadolu içerisinde yenilgiye uğrayan Yunan kuvvetleri
amaçlarına ulaşamamanın üzüntüsüyle geldikleri yoldan geriye kaçmışlardır.
Bu yıllarda Gebze,
Anadolu’nun en dikkate değer yerlerinden biridir. Türk kuvvetlerinin biraz
ilerisinde İngiliz askerleri bulunmaktaydı.
18-19 Ocak 1923
tarihli Hakimiyet-i Milliye-Ankara Gazetesi’nde Atatürk’ün bölgeyi ve Gebze’yi
ziyaret ettiğinden bahsedilir. Atatürk Gebze’deki askeri birliklerin durumundan
memnun kalarak geri dönmüştür. İstanbul’un terkedilmesinden sonra Gebze ve
Çevresi tamamen emniyet altına alınmıştır.
Cumhuriyet’in ilanına kadar
kimi zaman İstanbul, kimi zaman da Kocaeli’ye bağlı bir kaza olan Gebze,
Cumhuriyet’in ilanından sonra yeni iller kanununa göre il olan İzmit’e
bağlanmıştır.
GEBZE SÖZCÜĞÜ
Gebze adı köken olarak,
diğer eski yerleşmelerin ismine bağlanmaktadır. Araştırmacıların bir çoğu bu
görüştedir. Bazılarıysa Libyssa ve Dakibyza isimlerini bazı ufak değişikliklerle
kullanmışlardır.
Antik çağ
araştırmacılarının hemen hemen hepsi Libyssa adını kullanmışlardır. Roma ve
Bizans döneminde Dakibyza adı da kullanılmaya başlanan bir diğer isimdir. Okunuş
açısından da bu isimlerin Gebze sözcüğünü andırması, kelimenin kökeninin çok
eski olduğunu kanıtlamaktadır.
Bazı araştırmacılar da
yöreden bahsederken, Gebseh, Gebisseh, Gjabseh isimlerini kullanmışlardır.
Gekbuze, Ghviza,
Gavize, Dschebse, Dschebize, Gebize de kullanılan diğer isimlerden bazılarıdır.
Evliya Çelebi’nin
Seyahatnamesi’nde de bir kez Kekbeziye ismini kullanmış, Erzurum Seyahatı
esnasındaysa Gebze kelimesinin Gelbize’den kaynaklandığını yazmıştır.
İbrahim
Hakkı Konyalı ise, eski Osmanlı arşiv kaynaklarında Geybüyze, Geybüveyze,
Geyibüveyze, Geyiboyze, Geykivize şeklinde yazıldığını, halen yaşayan ismininse
Gebze olduğunu vurgulamıştır.
|
Ahmet Parmaksızoğlu Ticaret Meslek Lisesi
Apti ipekçi mah.,Ethem Paşa Cad.,1545 sok No:11
Kocaeli/Gebze 41400 Kocaeli - Türkiye
Web Dizayn
GEBZE |
|